Normalde beceriksizimdir yazamam hem kağıda hem de karşı cinse.
Oradan oraya sürüklenmek galiba kaderim oldu, meslek icabı bu gerekli ama daha şimdiden sıkıldım. Bu yaşta bir durakta kalmak ister oldum, sebebi de her gittiğim durakta bir öncekileri özlediğimden galiba...
Charlie Brown'u bilirsiniz, hani kopeği Snoopy olan. Onun bir aşkı var sürekli olarak peşinden koşduğu "kızıl saçlı kız". Hiç açılamadığı,plotonik takıldığı. Benim hayatım da da "kızıl saçlı kız" oldu sürekli hep Charlie gibi ,hep plotonik. Utangaç adamım, açılamıyorum işte... Açılamadığım için hep yalnız kalıyorum, Charlie gibi...
Yalnızlık dedikte o da kaderim oldu sürekli gezgin olmak gibi, ama onun mesleğimle alakası yok direk benimle alakalı. Herkes yalnızım diyor ağlıyor, sızlıyor... Ben yalnızım ama aşk hususunda yoksa çok iyi dostlarım var. Ama ne demiş şair "Yalnızlık Paylaşılmaz", onlarla hayatın rengini paylaşıyorum sadece. Onlarda olmasa hayatın anlamı kalmazdı, onlar için varım, birde gelmesini beklediğim hayat arkadaşım için, rengi haricindeki hayatı görnek için...
Hayatın anlamı dedim de aslında biraz zamanım biraz da param olsa çok güzel uğraşlarım var, mesela fotoğrafçılık; burada olma sebebim seviyorum, zevk alıyorum ama vaktim genellikle çalışmama müsade etmiyor... Birde adrenalin salgılatan herşeye ilgim sonsuz... En son merakım drift mesela, yaptım mı? Hayır, ama merak ediyorum işte...
Arabalar; ilk ve son arabasını bir kaza sonrası hurda olarak elden çıkarmış birisi olarak arabalar konusu hassas bende... Ne de olsa mevzu daha taze, bir yıllık birikim çopte, karşılığı sağlığım. Kesinlikle değer
Kıbrıs, benim için şansızlık merkezi, hiç ısınamadım bu yüzden. Her şeyden uzakta tuttuğu gibi fikirlerimide köreltmeye başladı, sanırım bu ada beni içten içe yokediyor ve tembelliğe sürüklüyor... Bu ada da bir saniye daha geçirmek canımı sıkmaya başladı, elimde bu ada için sihirli bir değnek olsa keşke, bize vadedilen sahte dünyayı gerçeğe çevirebilsem keşke...
Ve insanlar; çok acaip türüz... Geçende geziniyorum nette, dizilerle ilgili bir foruma rastladım, yeni yayımlanan bir dizi için bir saat içinde 80 sayfa yorum yapmışlar, yuh dedim... Bir fotoğraf forumunda bir konu açın 80 sayfa yazı görmek için bir ömür beklersiniz ama yine de göremezsiniz. İnsanlar boş işleri seviyorlar, yararlı kendilerini geliştirici şeylerden "Bozuluruz" diye kaçıyorlar, anlamıyorum...
Öylesine yazdım bir iki cümle işte...
Öylesine...











Webcamindeki Nejat İşler mi?
Vay anasını sayın seyirciler.--
official web site : www. ziyakasapoglu. com [link]
MySpace : [link]
Çok sevindim bak : )
Bu aralar biraz geliştim gibi geldi ama şans işi birazda usta : )
--
le'art, la' planète ,la'musique ,vous ,moi !
Ezgi Turan
[link]
--
[link]
Previous Page12345...Next Page